DeleTekno - Güncel Teknoloji Haberleri

Türkiye’nin gökyüzündeki başarı imzası: Yerli İHA ve SİHA’lar

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin vurucu güçleri İHA ve SİHA'lar

akıncıtiha
0 166

Suriye’de özellikle İdlib bölgesine yoğunlaşan ‘Bahar Kalkanı Harekatı’nın şu ana kadar başrolünde yerli ve milli İHA ve SİHA’lar var. Hareket eden neredeyse her şeyi çok büyük bir hassasiyetle vurma yeteneğine sahip Türk hava araçları, meskun mahalde sergiledikleri performansla da mikro cerrahi benzeri bir operasyona imza atıyor

Peki, Türkiye bu imkan ve kabiliyetleri ne kadar sürede kazandı? Bu süreçte neler yaşandı? Hangi ülkeler ‘eski ve bozuk İHA’ları Türkiye’ye satıp, hangi ülkeler 8 saat önceki görüntüyü TSK’ya ‘Anlık’ diye iletti? İşte Türkiye’nin son yıllardaki en önemli başarı hikayelerinden biri olan ‘Yerli ve milli SİHA/İHA’ yolculuğunun detayları…

iha-ve-siha

İHA ve SİHA nedir, ne işe yarar?

Türk İHA ve SİHA’larına giden kilometre taşlarına bakmadan önce bazı noktaları yeniden hatırlamakta fayda var. İHA ve SİHA’lar görev türleri, ağırlıkları, motorları, kanat tipleri ve menzillerine göre değişebiliyor. Bu değişimlere göre de söz konusu hava aracına sınıflandırma yapılıyor.

Keşif, gözetleme, nakliye, deniz karakol, arama-kurtarma gibi alanlarda etkin olarak kullanılan bu hava araçlarının en önemli çarpan etkisi taarruzda da kullanılabilmeleri. Yakın hava desteği vermekle kalmayıp, hedef işaretleme, hava savunma sistemlerinin imhası ve hava sahasının savunulması gibi çok önemli görevleri de üstlenebilmeleri ayrı bir meziyet. Yakın zamanda İHA ve SİHA’ların bu görevlerden çok daha fazlasını, etkin ve düşük maliyetle yürütebileceklerini de düşünürsek, bu teknolojiye sahip ülkelerin diğerlerine oranla ne denli bir üstünlüğe kavuşabildikleri net şekilde görülüyor.

Türkiye’ye ilk İHA’lar 1993’te geldi

Türkiye, özellikle 1990’lı yılların başında terör olaylarının ardından bölgede İHA’ların çok önemli bir güç olacağını, bu teknoloji henüz çok yeniyken anlayabilmiş ender ülkelerden biri. Bu nedenle ülkemizde İHA sistemlerinin geliştirilmesi ve TSK envanterine girmesi yönündeki çalışmalar, dünyadaki gelişmelere paralel olarak 1980’li yılların sonunda kendini gösterdi.

Meggitt firması üretimi olan Banshee sistemi, ilk insansız hedef uçağı olarak 1989 yılında TSK tarafından kullanılmaya başlandı. 1993 yılında Almanya tarafından hibe edilen 5 adet Canadair firması üretimi CL-89 İHA’sıyla 1994 yılında uçuşlara başlandı. Fakat lojistik sıkıntılar ve kaza kırımlar nedeniyle sistem kısa süre içinde envanterden çıkarıldı.

bayraktar-tb2-siha-iha

Takvimler 1989’u gösterdiğinde ABD’li General Atomics tarafından ilk İHA’lar üretilmeye başlandı. Bu teknolojinin sağlayacağı avantajları gören Türkiye, müttefikinden GNAT İHA’ları ithal etmek için adım attı ve 1993 yılında Türkiye ilk GNAT İHA’larına kavuşmuş oldu. GNAT 750’ler uzun yıllar kullanıldı. Bu araçlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine giren ilk İHA’lardı.

Milli dönem için yerli firmalar devreye giriyor

GNAT’ların tedarik sürecine paralel olarak, bu araçların yerli ve milli imkanlarla geliştirilmesi için kamu bürokrasisi adımlar atmaya başladı. Bu kapsamda Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından sırasıyla; İHA-X1 (1992), Turna- Keklik (1996), Pelikan- Martı (2003), Gözcü (2007), Öncü (2008), Şimşek (2012) ve en nihayetinde de ANKA insansız hava araçları geliştirildi. Ayrıca rotorlu İHA (2012) gibi çalışmalar da yapıldı.

1990 yılında TUSAŞ tarafından çalışması başlanılan İHA-X1 Şahit sistemi, ilk üretilen yerli İHA idi. 1992 yılında iki adet üretilmiş, ancak seri üretimi gerçekleşmemişti.

aksungur-iha-siha

Gabar Dağı eteklerinde atölye kuruldu

Kamu tarafında bu adımlar atılırken, sivil olarak da bu teknolojiyi Türkiye’ye kazandırmak için çalışan şirketler oldu. Onlardan biri de bugün dünya genelinde sektördeki herkesin yakından takip ettiği Baykar Savunma oldu.

2000 yılının hemen başında bu projeyle ilgili adımlar atmaya başlayan Baba Özdemir Bayraktar ile oğulları Haluk ve Selçuk Bayraktar’ın hikayesinin başladığı yer Şırnak’tı.

Şırnak 6. İç Güvenlik Tugayına yapılan bir ziyarette, tugaydaki komutanlardan Yarbay Melih Gülova, Özdemir Bayraktar’a şehit kanlarını göstererek, teröre karşı teknolojik bir çare bulmaya çalıştığını söyledi. Bunun üzerine Tugayın bulunduğu Gabar Dağı’nın eteklerinde atölye kuruldu.

Özdemir ve Selçuk Bayraktar yönetimindeki mühendisler üç yıl Gabar’daki atölyede kaldı, bölgeyi inceledi. Bu çalışmaların meyvesi Türk Ordusu’nun o dönem çok ihtiyaç duyduğu Bayraktar Gözcü mini İHA, yerinde geliştirildi. Ancak Yarbay Melih Gülova, 2007’de Şırnak’ta teröristlerce uzaktan patlatılan bir bombayla şehit edildi. Özdemir Bayraktar, bugün gelinen noktayla ilgili soruları yanıtlarken ”Bu projeler bu başarılar aslında onların eseridir. Komutanın vasiyetini tamamladık” diyor.

Yine aynı dönemlerde Savunma Sanayii Başkanlığı ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii arasında, 24 Aralık 2004’te Anka’nın geliştirme sözleşmesi imzalandı.
Tüm bunlar alt alta geldiğinde aslında İHA-SİHA başta olmak üzere insansız hava araçlarında sahip olunan imkan ve kabiliyetlerin ilmik ilmik işlendiği görülüyor.
Alınan Heron’lar çürük çıktı, milyonlarca dolar boşa gitti.

Gelinen noktada geçmişte yaşananların da büyük etkisi var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’nin yerli ve milli SİHA-İHA’ları gündeme geldiğinde sıklıkla söylediği ‘Kötü komşu ev sahibi yaptı’ cümlesi geçmişe de ışık tutuyor.

akıncı-iha-siha

İsrail’den alınan Heron’lar sürekli sorun çıkardı

Türkiye’nin 1990’lı yılların sonunda başlattığı ‘yerli-milli imkanlarla İHA geliştirilmesi’ projeleri bürokrasiye takıldı. İsrail ile Heron anlaşmaları yapılırken, söz konusu yerli projeler ‘ödenek olmadığı’ gerekçesiyle rafa kaldırıldı.

İlk olarak 2005 yılında İsrail’den 1 adet Heron kiralayan Türkiye, 4 milyon dolar ödediği bu aracı 3 yıl kullandıktan sonra iade etti. 2007 yılında ise İsrail’den 3 uçak sistemli taktik İHA kiralandı. 15 milyon dolara kiralanan Heron orta seviyedeydi ve 18 bin feete kadar çıkıp, havada 6-8 saat kalabiliyordu. İsrail’in Aero-Star firmasından kiralanan bu uçaklar verimli bir şekilde kullanılmadığı gibi üçü de düştü.

Aradan geçen zamanın ardından İsrail’den 188 milyon dolara 10 adet Heron satın almak için el sıkışıldı. Bu ihalede Heron’un rakibi ABD’li Predetor olmuştu. Predetor daha iyi olsa da İsrail’in Aselsan tarafından geliştirilen Aselflir 300T’yi (Elektro-optik keşif, gözetleme ve hedefleme sistemi) sisteme entegre etmeyi kabul etmesi, Türkiye’nin İsrail ile el sıkışmasında en önemli etmen olmuştu.

Ancak İsrail daha sonra bu sistemin ağır olduğunu ileri sürerek, uçuş yüksekliği ve havada kalış sürelerinin düşürülmesini talep etti. Böylece Türkiye parasını verdiği Heron’ları alabilmek için kabul şartnamesini değiştirdi. 30 bin feet yüksekliği 24 bin feet’e indirdi, aracın havada kalış süresini azalttı. Buna rağmen teslimler 3 yıl gecikti, gelen Heron’ların içinde düşenler, bozulanlar, iniş-kalış sırasında arızalananlar oldu. Ayrıca bu uçakların iniş-kalkış operatörlüğü tamamen İsrail’e aitti ve elde edilen görüntüler İsrail’e de aktarılıyor ve PKK hedefleri sürekli onlarla da paylaşılıyordu.

İlk milli İHA envantere giriyor

Bu dönemde kamunun yanı sıra özel sektörün de yaptığı çalışmalar ilk meyvesini verdi. BAYKAR, TSK envanterine milli ve özgün olarak giren ilk insansız hava aracı sistemini ülkemize kazandırdı. Mini İHA sistemi on binlerce saat uçuş ve sortinin ardından 2007 yılında tam zamanında teslimatla Silahlı Kuvvetler envanterine girdi. Böylece Türkiye envantere giren ilk milli hava aracı sistemine kavuştu.

Malazgirt İHA 2009’da göklerde

BAYKAR’ın yaptığı çalışmalar o yıllarda TSK’nın yarasına merhem oldu. Sahadaki komutanların talep ve yönlendirmeleri doğrultusunda geliştirilen sistemler birbiri ardına envantere girmeye devam etti. Bu kapsamda öne çıkan projelerden biri de Malazgirt Döner Kanat Mini İnsansız Hava Aracı Sistemi oldu.

2006 Kasım ayı içinde Şırnak’ta konuşlanmış 6. Motorlu Piyade Tugayı, BAYKAR’dan terörle mücadelede kullanılmak üzere otomatik uçuş özelliklerine sahip helikopter platformu geliştirmesini talep etti.

2006-2009 baykar malazgirt

Malazgirt İHA sistemi, dünyada ilk kez TSK tarafından kullanılan mini robotik helikopter sistemi olarak Mayıs 2009’da Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

ANKA küllerinden doğuyor

Daha önce farklı sebeplerle bir türlü ilerleme sağlanamayan ANKA için 2012’de yeni bir adım geldi. ANKA’nın temel konfigürasyonu olarak adlandırılabilecek olan ANKA-A’nın kabul testlerine ise Savunma Sanayii Başkanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığınca başlandı.
Bu dönemde özellikle Savunma Sanayi Başkanlığının attığı adımlar ve çizdiği yol haritası bugünlere gelinmesinde büyük rol oynadı.

anka-iha-siha

Savunma Sanayii Başkanlığı ile 25 Ekim 2013’te, Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmek üzere 10 adet ANKA-S için bir sözleşme daha imzalandı. Bu arada hendek operasyonları başladığında, ANKA projesinin ilk konfigürasyonu olan ANKA-A prototipleri, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii öz kaynaklarıyla Elazığ’da konuşlandırıldı.

Bayraktar TB2 sahneye çıkıyor

Hayata geçirilen her bir proje diğerini tetikledi, bir başka sistemden öğrenilen geliştirmeler yeni platformlara eklendi.

2007 yılında Savunma Sanayii Müsteşarlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığının Taktik İnsansız Hava Aracı Geliştirme Programı için firmalarla görüştü. Bu daveti alanlardan biri de Baykar oldu. Bu programın amacı 35 kg faydalı yük taşıyabilen, 18 bin fit irtifada 10 saat uçuş yapabilen, 150 kilometre haberleşme menzili olan bir İHA sistemi geliştirmek olarak tanımlandı.

Geliştirilen prototip sistem ilk uçuşunu çok başarılı bir şekilde 8 Haziran 2009 tarihinde Keşan Havalimanında gerçekleştirdi. Prototip sistemle 2009 yılında resmi heyet huzurunda gerçekleştirilen başarılı uçuş testlerinden sonra 2010 yılı başında alım kararı çıktı. 2012’de yine Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar Mini İHA Katar’a ihraç edildi.

Bayraktar Taktik Blok 2 (TB2) olarak adlandırılan sistemle 29 Nisan 2014 tarihinde de ilk uçuş gerçekleştirildi. Bayraktar TB2, ihale aşamasında 10 saat havada kalma ve 18 bin fit irtifada uçuş gerçekleştirme şartlarına karşılık Edirne Keşan Askeri Havaalanında yapılan uçuş testlerinde 24 saat 34 dakika havada kalarak ve yine 27 bin fit irtifaya çıkarak Türkiye havacılık rekorlarına imza attı. Bayraktar TB2 Temmuz 2019’da Kuveyt’te ağır çöl şartlarında katıldığı demo uçuşunda havada kalma rekorunu 27 saat 3 dakikaya taşıdı.

bayraktartb2

Bayraktar TB2 silahlandı, 175 bin saat uçtu

2015 yılında ilk defa silahlandırılan Bayraktar TB2 SİHA’lardan şimdiye kadar güvenlik güçlerine 104 adet teslim edildi.

Operasyonel olarak güvenlik güçlerinin elindeki en aktif insansız hava aracı platformu olan Bayraktar TB2, Şubat 2020 itibarıyla toplamda 175 bin saat operasyonel uçuşu başarıyla tamamladı. Operasyonel başarısıyla birlikte dünyanın dikkatini çeken Bayraktar TB2 SİHA’lar 2019’da Ukrayna ve Katar’a ihraç edildi. Böylece Türkiye’nin yurt dışına ihraç edilen ilk SİHA’sı unvanını da kazandı.

Bayraktar TB2 SİHA’lar Fırat Kalkanı Harekatı, Zeytin Dalı Harekatı, Pençe, Kıran ve Barış Pınarı Harekatları başta olmak üzere terörle mücadele operasyonlarında aktif olarak görev aldı. Doğu Akdeniz’de kritik önemdeki görevlere devam eden Bayraktar TB2 SİHA’lar, Bahar Kalkanı Harekatı’nda da en önde görev yapıyor.

Vestel Karayel ilk uçuşunu tamamladı

Takvimler 2013’ü gösterdiğinde Türkiye’de farklı firmalar bu alanda geliştirmelere devam ediyordu. Bu firmalardan biri olan Vestel Savunma, Efe Mini İHA sistemi prototip üretimi çalışmalarına 2005 yılında başladı. Sistemin seri üretimi olmadı.
Vestel Savunma firması tarafından Karayel taktik İHA sistemi prototip geliştirme çalışmaları 2007 yılında başladı. Geliştirilen prototip İHA’nın 2009 yılında gerçekleştirilen uçuş testlerinden sonra 2010 yılında seri üretimine karar verildi.
2013’te başlayan ‘Karayel’ İHA projesi, 2014’te gökyüzüyle buluşma başarısını gösterdi. Karayel’in silahlı ilk uçuşu ise 2016’da gerçekleşti.

vestelkarayel

Türk savunma sanayiinin İHA üreticilerinden Vestel Savunmanın geliştirdiği Karayel, TSK’nın hizmet alımı sözleşmesi ve çeşitli uçuş demo faaliyetleri kapsamında geçen yıl itibarıyla 10 bin uçuş saati görev yaptı.

ANKA-S ile yeni bir dönem başladı

ANKA-A’da kazanılan tecrübeler ışığında, sentetik açıklıklı radar gibi yeni görev ekipmanları taşıyacak ve daha yüksek bir performansa sahip olacak şekilde tasarlanan ANKA-B’nin ilk uçuşu ise 30 Ocak 2015’te icra edildi. Aynı yıl içerisinde Anka-S’nin sistem detay tasarım fazı tamamlandı ve ilk uçuş Eylül 2016’da gerçekleştirildi. Anka-S’nin ilk uçuşundan bir ay sonra da Anka-B’nin kabulleri tamamlandı.

ANKA-B, Mart 2017’de Jandarma Genel Komutanlığı envanterine girerken, aynı yılın nisan ayında MAM-L’nin bu uçakla saha kullanımına başlandı. Temmuz ayında ise ANKA-S, Türksat 4B üzerinden kontrol edilerek ülkemizde uydudan kontrol yeteneği kazanmış ilk insansız hava aracı olma unvanını kazandı.

Anka-S projesinin ilk teslimatı 1 Şubat 2018’de yapılan testler ile tamamlandı. Tüm bu süreçte, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ürünü İHA’lar sadece kabiliyet bakımından gelişmekle kalmadı, aynı zamanda da sanayi ekosistemi güçlendirilerek görev bilgisayarı, motor, IFF sistemi, veri kayıt sistemi ve veri linki sistemi gibi kritik öneme sahip pek çok farklı alt sistem de zaman içerisinde yerlileştirildi.

2019ankaaksungur

Havadaki dönüm noktası: ANKA-AKSUNGUR

Aradan geçen zamanda insansız hava araçlarını terör operasyonlarında çok etkin şekilde kullanan Türkiye, son yıllardaki kimi gelişmeler ışığında hem yeni sistemlere hem de yeni kullanım alanlarına kavuştu. Yerli ve milli İHA-SİHA’lar iç güvenlik operasyonlarının yanı sıra kimi zaman Karadeniz’de, kimi zaman Ege’de, Suriye’de, Irak’ta, Doğu Akdeniz’de, Libya’da ve ihtiyaç olan her yerde Türkiye’nin gözü, kulağı oldu. Yeri geldiğinde ise kritik hedefleri başarıyla yok etti.

Sahadaki başarılı görevler devam ederken, yerli ve milli olarak geliştirilen başka İHA projeleri de birbirini izledi. Geçtiğimiz aylarda Türkiye insansız sistemler alanında kritik bir eşiği daha geride bıraktı. ANKA-Aksungur İnsansız Hava Aracı (İHA), ilk uçuşunu 20 Mart’ta gerçekleştirdi. Servis tavanı 40.000 feet olarak belirtilen ANKA-Aksungur 700 kg’nin üzerinde faydalı yük taşıma kapasitesine sahip. ANKA-Aksungur, sektör temsilcilerine ve uzmanlara göre Türkiye’nin havadaki yolculuğuna yeni bir boyut kazandıracak.

Akıncı TİHA: Dünyadaki 3 ülkeden biriyiz

ANKA-Aksungur ile beraber sektördeki herkesi heyecanlandıran bir diğer gelişme de Bayraktar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) ilk uçuş testini yapması oldu.

2019’un son ayında başarılı bir uçuş gerçekleştiren Akıncı TİHA, Türkiye’ye bu sınıfta insansız hava aracına sahip dünyadaki 3 ülkeden biri olma özelliği kazandırdı. 5.5 ton kalkış ağırlığına sahip Bayraktar Akıncı TİHA, bin 350 kilogram faydalı yük taşıma kapasitesiyle görev yapacak.

akıncıtiha

Gökdoğan ve Bozdoğan’ı da taşıyabilecek

Bayraktar Akıncı görüş hattı haberleşmenin yanı sıra görüş hattı ötesi haberleşme yani uydudan kontrol kabiliyetine de sahip olarak istenilen her yerden kontrol edilebilecek. Bünyesinde barındırdığı yapay zeka bilgisayarları ve AESA Radarı ile yüksek durumsal farkındalığa sahip olan Bayraktar Akıncı, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen Gökdoğan ve Bozdoğan isimli hava-hava mühimmatları ile görev yaparak savaş uçaklarının yükünü hafifletecek.

Bayraktar Akıncı TİHA aynı zamanda milli olarak üretilen genel maksat bombaları, güdüm kitleri ve SOM seyir füzesi gibi mühimmatlarla taarruz görevi yapacak.
Baykar, Akıncı TİHA’nın geliştirilmesine paralel olarak MİUS (Muharip İnsansız Uçak Sistemi) projesi için de çalışmalar yürütüyor.

Daha farklı projeler de yolda

Türkiye’nin bu alanda attığı adımlar farklı sistemleri de beraberinde getirdi. Son dönemde özel sektör de büyük işler başardı ve dünyadaki rakiplerine meydan okudu.

Asisguard’ın geliştirdiği Songar Silahlı Drone sistemi oldukça özgün çözümler sunarken, aynı firmanın SALGUR projesi de dikkat çekti. 6 drone’a kadar sürü uçabilme kapasitesine sahip sistem, yapay görüntü ve rota belirlemenin yanı sıra yüz, yazı, obje ve araç tanıma yeteneklerini bünyesinde barındırıyor.

Asimetrik harp veya anti terör alanlarında kullanılmak üzere kullanılan Otonom Döner Kanatlı Vurucu İHA, Otonom Taktik Vurucu Sabit Kanatlı İHA ALPAGU, kargo projesi kapsamında hayata geçirilen ALBATROS Kargo İHA, Silahlı Drone Sistemi Altınay Doğan, Serçe 2 gibi sistemler de Türkiye’nin gökyüzündeki yeni gücü olmak için gün sayıyor.


Kaynak TRT Haber

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.